Lazerle Ameliyatsız,  İzsiz Varis Tedavisi

Lazerle Ameliyatsız, İzsiz Varis Tedavisi

 

Kalp vücudun ihtiyaçlarını karşılamak için her atışta bir miktar kanı atardamarlar ile dokulara gönderir. Bu temiz kan gerekli oksijeni ve besleyici maddeleri hücrelere verir ve ortamda oluşan artık maddeleri toplar. Oluşan bu kirli kan toplardamarlar aracılığı ile kalbe geri taşınır. Varis, bacaktaki yüzeyel toplardamarların genişlemesi, uzaması ve büklüntülü hale gelmesi olarak tanımlanır. 

Varis hangi oranda görülür? 

Varis, toplumda %15-25 gibi yüksek bir oranda görülmektedir. Kadınlarda erkeklerden daha sık ortaya çıkar. Yaşla birlikte varis görülme olasılığı çok artmaktadır.

Varis neden oluşur?

Toplardamarın genişleyerek büyümesi ve kıvrımlı bir şekil alması varisleri oluşturur. Bacakların toplardamar sistemi kirli kanın % 10-20’sini kalbe taşıyan ve yardımcı yollar olan yüzeyel damarlar, bacaktaki kirli kanın % 80-90’ını kalbe taşıyan ana yollar olarak değerlendirilebilen derin damarlar ile bu iki damar grubu arasındaki bağlantıyı sağlayan perforan damarlardan oluşmaktadır. Her üç grup damarda da yerçekimi etkisine rağmen kalbe doğru akıma izin veren kapakçıklar mevcuttur. Temel sorun, kapak hasarı ve toplardamar duvarında oluşan yapısal bozukluk nedeniyle damarın genişlemesidir. Varise neden olan venöz yetmezlik en sık yüzeyel venlerde, daha nadiren de derin venlerde görülür. Yüzeyel venlerdeki kapak yetmezliğinin çoğunlukla nedeni bilinmez, derin venlerde genellikle pıhtı ile tıkanma sonrası (posttrombotik sendrom) meydana gelir.

Varis çeşitleri nelerdir?

Cilt yerleşimli kılcal varisler (1mm den küçük spider ve 1-4 mm çapında retiküler venler)

Ciltaltı yerleşimli variköz venler (4 mm den büyük)       

Varis hangi belirtileri verir?

Uzun süre ayakta kalmakla özellikle gün sonunda oluşan ağrı, kaşıntı, yanma, karıncalanma, seğirme, gece krampları ve ödem görülebilir. Geç dönem varis hastalarında renk değişikliği, geniş ancak derin olmayan yaralar oluşabilir. Bunun yanında şiş, koyu renkli ve düz olacağı yerde sıklıkla kıvrımlı, büküntülü ve anormal derecede genişlemiş venlerde iltihap ve pıhtı oluşması, akciğere pıhtı atması gibi sorunlar görülebilir. Varis kanamaları çok ender de olsa yaşamı tehdit edici boyutlara varabilir.  

Varis oluşumunda risk grupları kimlerdir?

Varise ailesel bir yatkınlık söz konusudur ve olguların önemli bir kısmında aile bireylerinde de varis vardır. Ayakta sabit olarak çok fazla duran kişilerde venöz basıncın artması sonucu kapakçıklar bozulur ve varis gelişebilir. Yani aile bireylerinde varis bulunan kişiler ile öğretmen, kuaför, diş hekimi, garson gibi uzun süre sabit olarak ayakta durmak zorunda olan meslek grupları risk altındadır.

Lazerle varis tedavisi nasıl yapılır?

Günümüzde, tüm dünyada en etkili ve en popüler varis tedavisi, hastalıklı toplardamar ve büyük varislerin damar içinden lazer ile kapatılması şeklinde yapılmaktadır. Lazer ile tedavi yöntemi son 10-15 yıldır tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaya başlanmış ve öncelikli tedaviler arasındaki yerini almıştır.

İşlem öncesinde hasta Doppler US tetkiki ile çok detaylı bir şekilde değerlendirilir ve hastalıklı olan damarlar bulunur. İşlem sırasında öncelikle ultrason eşliğinde iğne ile damarın içine girilir. Ardından kılavuz tel damarda uygun yere yerleştirilir. Sonrasında lazer ışınını damar duvarına verecek olan fiber, damar içinde ilerletilir. Son olarak da lazer kaynağı çalıştırılarak kontrollü olarak damarın içten tıkanması sağlanır. Hastalıklı damarlar lazerle kapatılırken, sağlam olan damarlar korunur. Bu yöntem hasta konforu açısından birçok önemli avantajlara sahiptir. Öncelikle lokal anestezi altında ağrısız, ince iğne girişi ile kesi–dikiş izi olmadan yapılabilmektedir. İşlem ortalama 30-60 dakika sürmekte, hasta 1-2 saat dinlendikten sonra yürüyerek evine gönderilmektedir. İşlem sonrası hastanın hareketlerinde herhangi bir kısıtlama gerekmez. Girişimin başarı oranı ameliyatlardan kat kat yüksektir, hastalığın tekrarlama oranı son derece düşüktür.

Varisler ve bunlarla ilişkili hastalıklı, reflü gösteren yüzeyel toplar damarlar lazer ile ortadan kaldırıldıktan sonra aynı seansta yapılan köpük skleroterapi ile tedavinin kozmetik sonuçları ve hasta memnuniyeti daha da artar. Köpük skleroterapi aslında çok uzun yıllardır varis tedavisinde kullanılan bir yöntemdir ancak lazer ile varis tedavisiyle birleştirildiğinde etkin sonuçlar almamızı sağlar. Bu tedavide köpük haline getirdiğimiz bir ilacı kullanmaktayız. Lokal anestezi ile ağrısız bir işlem olan skleroterapi sonrası hasta hiçbir ağrı hissetmeden günlük yaşamına dönebilir.

Güncellenme Tarihi: 29 Eylül 2017Yayınlanma Tarihi: 29 Eylül 2017

Benzer Sağlık Rehberleri

CANLI DESTEK