Kanseri Yendi 32 Kilo Verdi

 

Burcu Acun, 30’lu yaşlarına tatsız bir haberle merhaba dedi. Meme kanseri olduğunu öğrendiğinde henüz 32 yaşındaydı. Ameliyat ve ardından uygulanan kemoterapi ile kısa sürede sağlığına kavuştu. Ancak tedavi sürecinde bir sağlık problemi daha kapısını çalmıştı; ailesel diyabet hastalığı vardı ve bu yüzden tam 16 kilo alarak, 72 kilodan 88 kiloya çıkmıştı. Şeker seviyesi 600’e kadar yükselen, böbrek ve karaciğer fonksiyonları bozulan Burcu Acun, metabolik cerrahi yani şeker hastalığı ameliyatı oldu. Genç kadın, ameliyat sonrası diyabet hastalığı ile vedalaşmış ve tam 32 kilo vermişti. Sağlıklı bir görünüme kavuştuğu gibi östrojen etkisi yaratarak meme kanserini tetikleyen kilolarından da kurtulmuştu.

Gelecekle ilgili en büyük hayali annelik olan Burcu Acun’un bir yumurtalığı, yumurta rezervinin saklanabilmesi için alınarak -400 derecede donduruldu. Herhangi bir şekilde doğal yollardan gebe kalamaması durumunda ise saklanan yumurtaları ile annelik duygusunu tadabilmesi artık mümkün...

İlk teşhisi kuzeninin düğününde kendisi koydu

Yenidoğan Yoğun Bakım hemşiresi 32 yaşındaki Burcu Acun, iki yıl önce Mart ayında kuzenin düğününe katılmak için Ankara’ya gitti. Düğün günü bir endişeye kapıldı ve banyoda kendi meme muayenesini yaptı. Kötü his onu yanıltmamıştı. Eline, sol göğsünde ve derin bir bölgede ceviz büyüklüğünde bir kitle geldi. Büyük bir panik ve korku ile annesine haber verdi. Okulda öğrendiği bilgiler ve hastanede verilen eğitimlerden deneyimi olan Acun, kendini muayene sırasında bunun basit bir kist değil bir tümör olabileceğini anlamıştı. Annesinin hemen hastaneye gitme teklifini, kuzenin düğünü sonrasına bırakmak isteyerek geri çevirdi. Ailenin en mutlu günü, Burcu için korkutucu bir sürecin başlangıcı olmuştu. Üzgün ve düşünceli bir yüz ifadesi ile geçirdiği düğünün sonrasında İstanbul’a döndü ve gerçekle yüzleşmeye karar verdi.

Annesine kanser haberini vermek kolay olmayacaktı

Çalıştığı hastaneye artık bir hasta olarak dönmüştü. Hemen genel cerrahi bölümünden randevu aldı ve muayenesi sonrası biyopsi yaptırması gerektiğini öğrendi. Sonuçları üç gün sonra alacaktı. Üç asır gibi geçen bu süre sonunda, elinde sonuçlar, doktorunu aramaya başladı. Hastane koridorunda karşılaştılar ve doktoru sonuçlara baktıktan sonra kendisi ile odada konuşmak istediğini söyledi. Doktorun bunu nasıl söyleyeceğini merakla bekleyen Acun, uzun bir sessizlikten sonra kanser olduğu gerçeği ile yüzleşmişti. Tümörün boyutu büyüktü ve tüm vücut taraması olan Pet-CT yaptırması gerekiyordu. Odadan çıktığında ne düşüneceğinden çok annesine nasıl söyleyeceği korkusu yaşamaya başladı. O gün izin verilmişti ve eve gidip dinlenecekti. Ancak annesi ile yüz yüze gelmemek için eve gitmek istemedi. 

Kız kardeşlerine mesajla haber verdi   

Hastaneden çıktıktan sonra evinin yakınındaki bir parktaki banklara oturdu ve düşünmeye başladı. Kız kardeşlerinden yardım istemeye karar verdi. Mesajla, onlara kanser olduğunu söyledi. Bu gerçeğe inanmak istemeyen kardeşleri de şok içindeydi. Bir süre sonra buluşup, her zamanki normal saatte eve birlikte gittiler. Yemek öncesinde babasına söyledi ve baba-kız fısıltı ile konuşurken annesi durumu anladı. Yemekte büyük bir sessizlik hakimdi. O gece ailesiyle bu konu hakkında bir tek kelime konuşmadı. Ertesi gün Pet-CT çekildi. Doktoru işlem sonrası büyük bir sevinç ile vücutta bir yayılım olmadığını söyleyince havalara uçtu. Artık ameliyat ile başlayacak ve diğer tedaviler ile desteklenecek sürece hazırdı.    

Yeni bir yaşam için ilk adım atıldı

Ameliyat öncesi endişelerinden kurtulmak ve iyi bir onkoloji uzmanın fikrini almak istiyordu. Memorial Antalya Onkoloji Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan ile yaptığı görüşme sonrası tüm soru işaretlerinden kurtulmuştu. O görüşmeden çıktıktan sonra çökmüş, hastalıklı ve yaşamdan soğumuş biri olmak yerine, kendine güvenen ve morali yüksek bir hasta olmaya karar verdi. En büyük hayali olan anneliği gelecekte yaşayabilmek için yumurta dondurma işlemi konusunda da hocadan görüş aldı. Artık hazırdı. Hızlıca ameliyat olmalı ve kemoterapi sonrası yeni bir yaşama başlamalıydı.

Anneliği garantiye aldı ancak saçlarla vedalaşmak o kadar kolay olmayacaktı

Burcu Acun, tüm bu işlemlerden önce yumurta dondurmaya karar vermişti. Cerrahi ile yumurtalığının biri alındı ve rezervlerinin daha sonra kullanımı için -400 derecede donduruldu. Çünkü ameliyat için vakit çok daralmış ve yumurta toplama işlemi yapabilmek için yeterli süre kalmamıştı. Burcu’nun tümörü östrojene duyarlı olduğu için bu işlemin mutlaka yapılması gerekiyordu. Memedeki tümör dördüncü evreye yaklaşmış ve her an yayılım gösterebilecek karakterde olduğu için hemen kemoterapi kürleri başladı. 8 kür kemoterapi ve otuz kür radyoterapi alacak, ardından ameliyat olacaktı. Üçüncü kür sonucunda çekilen Pet-CT’de tümörün yarı yarıya küçülmüş olduğunu öğrendiler. Ameliyat şansını yakalamıştı. Meme koruyucu cerrahi ile ameliyat sonrası tümörü alındı ve geri kalan kemoterapi kürlerine devam etti. Ancak o ana kadar sakinliğini koruyan Burcu, çok sevdiği saçlarının döküleceğini öğrendiğinde kendini iyi hissedecek bir yol bulmaya çalıştı.

Saçlarını erkek berberinde kazıttı

Uzun sarı saçlarına çok özen gösteriyordu ve onlardan ancak peruk yaptırarak ayrılabileceğini anladı. Ancak önce saçlarını kestirmesi gerekiyordu. Babası onu erkek berberine götürdü. Berber onun için dükkanı kapattı ve saçlarını orada kazıttı. Aynada yeni görüntüsü ile karşı karşıya kalınca kısa bir duygusallık yaşasa da bu süreci nasıl geçirdiğini şöyle anlatıyor: “Aynada kendimi görünce gözlerim doldu. Ancak üzüntü yerine yeni görüntümün tadını çıkarmalıydım. Hareketli bir müzik açtırdım ve kendimi onun tınısına bıraktım. Artık saçlarım yoktu ama kendi saçımdan peruk yaptıracağımı öğrendiğimde çok mutlu oldum. Bir süre o peruğu kullandım ve daha sonra da 4 ayrı renkte aldığım perukları, o anki ruh halime göre kullanmaya başladım. Yazın sıcaklarda biraz zor oldu ama bu süreci mutluluk ile yaşadım diyebilirim.”  

Bir bardak su ile yükselen şekerinden ameliyatla kurtuldu

Nisan 2014’te başlayan tedavi süreci Kasım 2014’te sona erdi. Ardından da Ocak 2015’te radyoterapi kürleri bitti. Kemoterapi sürecine 72 kilo ile başlayan Acun, 88 kiloya kadar ulaştı ve ailesel şekeri ile de bu dönem tanıştı. Artık Tip 2 diyabet hastasıydı ve insülin kullanması gerekiyordu. Bir bardak su içtiğinde bile 70 birim artan şekeri 600’e ulaşınca böbrek ve karaciğer fonksiyonları da alarm vermeye başladı. Her an şeker komasına girebilme ihtimali vardı ve bu sorunun bir an önce çözülmesi gerekiyordu. Cerrahinin komplikasyonlarını, hangi zamanlarda olunması gerektiğini, kendisi için uygun olup olmadığını araştırdı. Araştırmaları sonucu diyabet hastaları için bir cerrahi yapılabildiğini öğrendi ve metabolik cerrahi yani şeker hastalığı ameliyatı oldu. 2016 Şubat ayında da tekrar çalışma hayatına döndü. Cerrahi sonrası şeker seviyesi normal düzeye indi, 32 kilo verdi ve ideal kilosuna kavuştu. Hatta hipotiroidi sorunu da ameliyat sonrası tamamen ortadan kalktı.

Artık sadece kontrol için hastaneye geliyor

Burcu Acun, genç bir kadının yaşamını çok önemli ölçüde etkileyen meme kanseri ile mücadelesini kazandı. Artık sağlıklı ve yalnızca kontrolleri için hastaneyi ziyaret ediyor. Sağlık sektöründe çalışan bir kişi olarak memenin farkındalığı ile ilgili aldığı eğitimleri çevresine anlatıyor, deneyimlerini arkadaşları ile paylaşıyor. Yüzünden eksik olmayan gülümsemeyi, herkesin yaşam felsefesi haline getirmesini istiyor. Bir de umudu…  

27 Eylül 2017

CANLI DESTEK