Omurga Sağlığı Merkezi

Bölüm Hakkında

MEMORIAL BAHÇELİEVLER OMURGA MERKEZİ

Memorial Bahçelievler Hastanesi Omurga Merkezi’nde çocukluk çağında ve yetişkinlerde görülen omurga rahatsızlıklarının tanı ve tedavisi alanında uzman doktorlar, hasta konforunu artıran ileri teknolojiler ve modern uygulamalarla gerçekleştirilmektedir.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla gelişen ve standartlaşan tedavi yöntemlerinin düzenli bir şekilde yapılabilmesi için “Omurga Merkezi”ne ihtiyaç duyulmaktadır.  Omurga Merkezi’nde çocuk ve yetişkinlerde görülen tüm omurga rahatsızlıklarının tanı ve tedavisi Beyin ve Sinir Cerrahı, Ortopedi Cerrahı, Fizik Tedavi Uzmanı, Nöroloji Uzmanı ve Radyoloji ekibinin multidisipliner yaklaşımı ile başarılı bir şekilde yapılabilmektedir.  Omurga Merkezi’nde alanında uzman hekimlerin birbirleri ile koordineli bir şekilde hastayı takip ve tedavi etmesi, hastanın doğru adresi bulması için geçecek olan zamanın da önüne geçmiş olacaktır. Hastanın bu şekilde takip ve tedavi edilmesi yaşam kalitesi ve memnuniyetini de artırmaktadır.  

Omurga Merkezi’nde Hangi Hastalıklar Tedavi Edilir?

Omurga Merkezi’nde dejeneratif hastalıklar, omurga ve omurilik travmaları, doğumsal omurga ya da omurilik anomalileri, enfeksiyöz ya da enflamatuar hastalıklar, spinal deformiter, omurga ya da omuriliğin birincil (primer) ya da metastatik tümörleri tedavi edilmektedir.

1-DEJENERATİF HASTALIKLAR

Boyun Fıtığı (Servikal Disk Hernisi)

Boyunda yer alan omurlar arasındaki disklerin yapısının bozulmasına bağlı olarak diski yerinde tutan bağların zayıflamasına bağlı olarak kıkırdak dokusu omurilik kanalına çıkmaktadır. Omurilik ya da kollara giden sinirlere bası yapan kıkırdak dokusu boyun ağrısı ve/ veya kol ağrısına neden olmaktadır. Kollarda ya da parmaklarda uyuşukluk ve kuvvetsizlik de boyun fıtıklarında görülebilen diğer bulgulardır.

Servikal Dar Kanal (Servikal Spondiloz)

Omur ve omurlar arasındaki kıkırdak dokusunun yaşın ilerlemesine bağlı olarak su içeriğini kaybetmesiyle beraber yük dağılımı değişmektedir. Omurga bütünlüğünü sağlayan faset eklemlerinin büyümesi ile omurilik kanalı daralmaktadır. Omurlar arasında bütünlüğü sağlamakla görevli sarı bağların (Ligamentum flavumun) kalınlaşması ile beraber omurilik kanalı daha da daralmaktadır. Beyinden kollara ve bacaklara giden sinirlerin bası altında kalması ile beraber kollarda ve parmaklarda ağrı, uyuşukluk ve kuvvetsizlik ayrıca bacak ve ayaklara giden sinirlerin etkilenmesi ile beraber bacak ve ayaklarda ağrı, uyuşukluk ve kuvvetsizlik gelişmektedir.

Sırt Fıtığı (Torakal Disk Hernisi)

Sırt fıtıkları bel ve boyun fıtıklarına göre daha az görülmektedir. Genellikle aşırı yük kaldıran hastalarda görülmektedir. Travma sonrası kıkırdağın omurilik ya da sırt bölgesine giden sinirlere bası yapması sonrası da görülebilmektedir. Bu hasta grubunda sırt ağrısı ve bası altında kalan sinir köklerinin izlediği yol boyunca ağrı ve uyuşukluk şikayetleri olabilir. İlerlemiş ve omuriliğe daha fazla bası yapan sırt fıtıklarında bacaklara giden sinirlerin etkilenmesi ile beraber bacaklarda kuvvetsizlik uyuşukluk, idrar ve büyük abdest kontrol sorunları ortaya çıkarmaktadır.

Bel Fıtığı (Lomber Disk Hernisi)

Omurganın yaşlanmasına bağlı olarak kemiklerin arasında yer alan kıkırdak dokusu yırtılarak omurilik ya da bacağa giden sinirlere bası yapmakta ve hastalarda bel ağrısı ve bacak ağrısına neden olmaktadır. Hastaların bacaklarında uyuşukluk, karıncalanma ve kuvvetsizlik şikayetleri de olabilir. Bu bası uzun süre devam ettiğinde omuriliğe bası yapan orta hat fıtıklarında idrar kontrolü ile ilgili sorunlar da olabilmektedir.

Bel Kayması (Lomber Listezis)

Omurganın eklem, kıkırdak ve bağlarının bozulmasına bağlı olarak omurga bütünlüğünü koruyamamakta ve üsteki omurga alttaki omurganın önüne ya da arkasına doğru yer değiştirebilmektedir. Yer değiştirme ile beraber omuriliğin üzerinde ya da bacaklara giden sinirlerde bası olmaktadır. Hastaların bel ağrıları ile beraber bacak ağrıları da olmaktadır. Hastaların yürümekle ve ayakta durmakla şikayetleri artmaktadır. Uyuşukluk ve bacaklarda kuvvetsizlik görülebilecek diğer bulgulardır.

Lomber Dar Kanal (Lomber Stenosis)

Omurganın yaşam boyu karşılaştığı yüklere bağlı olarak disk mesafesinde değişiklikler olmaktadır. Omurgayı sabit olarak tutmaya çalışan iki taraflı faset adındaki eklemler ve omurların arasındaki bağların kalınlaşmasına bağlı olarak omurilik kanalını daraltmaktadır. Daralan omurilik kanalı hastanın yürümesini engellemekte ve bir süre sonra dinlenme ihtiyacına neden olmaktadır.

Erişkin Bel Eğriliği (Erişkin Lomber Skolyoz)

Omurgada yaşın ilerlemesiyle birlikte ortaya çıkan kıkırdak, eklem, bağ ve kas değişiklikleri omurilik kanalında daralmaya neden olmaktadır. Omurlar arasındaki ilişkinin zayıflaması omurların diğeri üstünde öne, arkaya yada yana kayması sonucu bacaklara giden sinirlerde sıkışmaya neden olmaktadır. Sıkışma ve daralmalar bel ağrısı, bacak ağrısı, bacaklarda uyuşma, kuvvetsizlik ve idrar kontrolü ile ilgili sorunlara neden olmaktadır.

2- OMURGA VE OMURİLİK TRAVMALARI

Omurga Travmaları

Yüksekten düşme, trafik kazası ya da yüksek enerjili travmalar sonrası boyun, sırt, bel ya da kuyruk omurlarında (sakrum) çatlak, kırık veya kırıklı çıkıklar oluşabilmektedir. İleri yaş grubundaki hastalarda travma olmaksızın kemik kalitesinin bozulmasına (osteoporoz) bağlı olarak omurgada kırıklar oluşabilmektedir. Bu hasta grubunda kırığın yerine bağlı olarak boyun, sırt, bel ve kuyruk sokumunda ağrı görülebilmektedir. Üst ve alt ekstremitelerde (Kollar, eller, bacaklar ve ayaklarda) uyuşukluk ve kuvvetsilikle beraber kuvvetsizlikler (felç) görülebilmektedir.

Omurilik Travmaları

Omurgadaki kırığın şekline, omurgadaki yükseklik kaybına ve kırığın omurilik üzerinde yaptığı hasara göre hastalarda boyun, sırt, bel ya da kuyruk sokumunda ağrı, kollarda, ellerde, bacaklarda ya da ayaklarda uyuşukluk ya da kuvvetsizik şikayetleri olabilir. Omuriliğin üzerindeki basıya bağlı olarak idrar ya da büyük abdest kontrolü ile sorunlar ortaya çıkabilir.

3-DOĞUMSAL OMURGA YA DA OMURİLİK ANOMALİLERİ

Doğumsal Omurilik Anomalileri

Anne karnında bebeğin gelişim sırasında omurilik ve omuriliğin içinde yer aldığı kanal içten dışa doğru kapanır. İçten dışa kapanma sırasında ortaya çıkan sorunlar da omuriliğin tamamının ya da bir kısmının ciltle temas halinde kalmasına neden olmaktadır. Meningosel, meningomiyolsel, lipomeningosel, ayrık omurilik, gergin omurilik anomaliler ortaya çıkabilir. Bu grup hastaların hafif olanlarında hiçbir sorun görülmezken anormalilin yer, büyüklük ve şekline göre bu hastalarda sırt, belde renk değişikliği, kıllanma artışı ve ciltte omurgada orta hatta gamzeleşme görülebilir. Orta şiddette olanlarda bacaklarda uyuşma, ağrı, kuvvetsizlik, sık idrar yolu enfeksiyonu görülebilir. Ağır formlarında ise bacaklarda tam kuvvetsizlik (felç) görülebilir.

Doğumsal Omurga Anomalileri

Omurlar ve arasındaki kıkırdak dokusu anne karnında belirli bir düzen içinde oluşur. Bu gelişim sırasında ortaya çıkan herhangi bir sorun omurga ve kıkırdak dokusunun düzgün gelişmemesine neden olmaktadır. Omurlar birbirine kısmen yada tam olarak birleşik kalabilir. Ayrılma yada oluşumun durduğu bölgeye göre; herhangi bir bulgu olmayacağı gibi yaşın ilerlemesi ile beraber ağrı, uyuşukluk, kuvvetsizlik, idrar kontrol sorunları ortaya çıkabilir. Anomalinin tipine ve yerine göre sadece takip gereken hastalar olduğu gibi yaşın ve boyun büyümesi ile beraber omurga anomalisi olan hastalarda omurgada şekil değişikliği yapabileceği için (skolyoz, kifoz, kifoskolyoz) bu hasta grubunda cerrahi yada cerrahi olmayan yöntemlerle tedavi gerekebilir.

4-ENFEKSİYÖZ YA DA ENFLAMATUAR HASTALIKLAR

Enfeksiyöz Hastalıklar

Omurgada omurları veya kıkırdakları tutabilen spesifik yada spesifik olmayan enfeksiyonlar olabilir. Bağışıklık sisteminde zayıflık olan, yada daha önce herhangi bir cerrahi geçiren hastalarda stafilokok, streptokok, tüberküloz yada brucella gibi etkenlere bağlı olarak omurganın bir bölümü tutulabilir. Bu hastalarda ateş, terleme ve kilo kaybı görülebilir. Tutulan omurga bölümüne göre boyun, sırt yada bel ağrısı olabilir. Omuriliğin yada omurilikten çıkan sinirlerin basısına bağlı olarak kollarda, bacaklarda uyuşukluk, ağrı ve kuvvetsizlik görülebilir.

Enflamatuar Hastalıklar

Omurganın kemik yada kıkırdaklarını tutan romatizmal hastalıklar tuttuğu bölgeye göre bulgular gösterebilir. Gece terlemeleri, gece artan ağrılar, sabah tutukluğu olan hastalarda akla gelmesi gereken gruptur. Bazı romatizmalar hastalıklar tek bir atak şeklinde olabileceği gibi yaşam süresince giderek artan etki göstererek omurgada değişikliklere neden olmaktadır. Ankilozan spondilit, romatoid artrit omurgaya tutan enflamatuar hastalık grubundandır.

5 - SPİNAL DEFORMİTELER

Birçok faktöre bağlı olarak çocukluk, gelişme ve erişkin döneminde omurgada şekil değişikliği görülebilir. Ön arka planda yana doğru şekil bozukluğuna skolyoz denilirken yan planda eğrilik olmasına kifoz (kamburluk) denir. Spinal deformiteler sadece görsel olarak şikaret yaratabilleceği gibi ileri formları yaşamı tehdit edebilir.

Çocukluk Çağında Görülen Spinal Deformiteler

Omuriliğin ya da omurganın gelişimi sırasında ortaya çıkan duraksama ya da anomaliler omurgadaki eğriliğin artmasına neden olmaktadır. Allta yatan anomali herhangi bir bulgu vermezken bazıları omurga üzerindeki ciltte renk değişikliği, kıllanma artışı yada gamzeleşme gibi bulgular gösterirken bazıları doğumdan itibaren omurgada şekil değişikliği meydana getirebilmektedir. Anomalinin yerine, tipine ve ağırlığına göre omurgadaki şekil değişikliği çok az ilerlerken bazıları hızlı bir şekilde ilerleyerek hastanın yaşam kalitesini düşürmektedir.

Nedeni Bilinmeyen Skolyoz (Adolesan İdiopatik Skolyoz)

Çocukluk çağından itibaren görülebilecek bu hasta grubunda omurgada şekil değişikliğini açıklayabilecek bir neden yoktur. Görülme yaşına göre alt gruplara ayrılır. Kız çocuklarında daha sık görülür. Ergenlik dönemine girilmesi ile beraber omurganın hızlı büyümesi ile beraber eğriliğin derecesinin artma olasılığı artar. Genellikle sırtta yamukluk, omuzların aynı hizada olmaması yada kemerin iki kalça üzerinde eşit durmaması ile tespit edilir. Eğriliğin tepe noktasına (apeks) göre, cinsiyet ve ilk tespit edildiği zamandaki derecesine göre eğriliğin ilerleme hızı konusunda kaba tahminler yapılabilir. Erken dönemde tespit edilmesi gerekli egzersiz ve hastaya uygun hazırlanan korselerle eğriliğin derecesinin ilerlemesi engellenebilir. Ancak eğriliğin 50 derecenin üstünde olduğu hastalarda hasta ve yakınları ile cerrahi komplikasyonlar konuşularak cerrahi tedavi düşünülebilir.

Erişkin Dönem Skolyozu (Adut Dejeneratif Skolyoz)

Yaşlı hasta grubunda omurganın kemik ve kıkırdaklarında yaşlanma ortaya çıkar. Erişkin dönemde görülen skolyozun asıl tetikleyicisi kıkırdak dokusunun su içeriğini kaybetmesidir. Diskin kireçlenmesi ve yüksekliğini kaybetmesi ile beraber bacaklara giden sinirler sıkışır. Bacak ve ayaklarda ağrı ve uyuşma şikayetleri ortaya çıkar. Bozulan disk yük dağılımını bozar ve arka tarafta omurganın gücünü arttıran faset eklemlere fazladan yük biner. Artan yükler karşı koyabilmek için faset eklem ve bağlar kalınlaşır. Önden disk dokusunun arkadan sarı ligamentin (Ligamentum flavum) ve faset eklemin büyümesi ile omurilik kanalı iyice daralır. Hastaların yürüyüş mesafeleri iyice kısalır. Omurgadaki bu değişikliklerle beraber omurganın sağlamlığı bozulduğu için omurlar arasında öne, arkaya ve yanlara doğru kayma olabilir. Bunun sonucu mevcut bel ağrısı şikayetleri daha da artar. Hastanın ön-arka plandaki röntgen filmine bakıldığında omurganın yana doğru eğrildiği görülür. Omurganın eğrildiği taraftaki sinirlerin basıya diğer tarafta ise gerilmeye maruz kalması ile bacaklarda ve ayaklarda daha fazla ağrı ve uyuşukluk oluşabilir.

6 - OMURGA VE OMURİLİK TÜMÖRLERİ

Omurga Tümörleri

Omurganın kendisinden ya da vücudun herhangi bir yerinden kaynaklanan tümörün omurgaya sıçraması sonrası omurganın değişik bölümlerinde tümörler görülebilir. Gece terlemesi, kilo kaybı görülebilir. Tutulan omurga bölümüne göre boyun, sırt, bel veya kuyruk sokumunda şiddetli ağrılar olabilir. Omurilik kanalına bası yapan kitle etkisi ile kollarda, ellerde ağrı, uyuşukluk ya da kuvvetsizlik olabilir. Bacaklara giden omurilik veya sinirlerin bası altında alması sonrası bacaklarda ve ayaklarda ağrı, uyuşukluk, kuvvetsizlik olabilir. Basının miktarına göre idrar ve büyük abdest kontrol sorunları olabilir. Erkeklerde omurga dışından kaynaklanabilecek birincil (primer) tümörler akciğer, prostat ve restum tümörleri iken kadınlarda en sık meme ve ürogenital sistemden kaynaklanan organlar akla getirilmelidir.

Omurilik Tümörleri

Omurilik tümörleri omurga tümörlerine göre daha nadir görülür. Omurilik zarının dışında, omurilik zarının içinde olmak üzere iki ana grupta incelenebilir. Omurilik zarının için olanlar ise omuriliğin içinde ve omuriliğin dışında olmak üzere yine alt iki grupta incelenir. İyi huylu olabileceği gibi kötü huyu olan tipleri de mevcuttur. Omuriliğin tutulan bölümüne göre boyun, sırt, bel ve kuyruk sokumunda ağrı, uyuşukluk, karıncalanma görülebilir. Üst ya da alt ekstremitelerde (kol ve bacaklarda) kuvvetsizlik ya da tam felç olabilir.

OMURGA MERKEZİ’NDE TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Omurga Merkezi’ne gelen bir hastanın tanısı konulduktan sonra multidisipliner bir şekilde tedavi edilmesi gerekmektedir. Örneğin hastaneye başvuru nedenleri içinde üst solunum yolu enfeksiyonundan sonrası en sık ikinci neden olan bel ağrısını ele alacak olursak.

Medikal Tedavi ve İstirahat

Hastanın bel ağrısının nedeni basit bir kas spazmı ise bu hastaya medikal tedavi ve istirahat önerilebilir. Bel ağrısını azaltmak amacıyla lumbosakral çelik balenli korse kullanılması önerilebilir.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Hastanın ilerleyen dönemlerde aynı sorunları yaşamaması için fizik tedavi hekimi tarafından değerlendirilen hastaya bel kaslarını kuvvetlendirilecek egzersiz programı başlanır. Plates ve yoga bel kaslarının kuvvetlendirilmesi ve esnekliğinin arttırılması için faydalı olacaktır.

Faset ya da Transforaminal Enjeksiyonu

Hastanın ağrısının nedeni faset eklem ise algoloji (ağrı bilimi) tarafından değerlendirilen hastaya faset ekleme yönelik enjeksiyon yapılabilir. Hastanın bacak ağrısı da varsa buna neden olan kökün blokajı için röntgen cihazı eşliğinde transforaminal enjeksiyon yapılabilir.

Polinöropatinin Değerlendirilmesi

Hastanın bel ağrısı dışında bacaklarında yanma, uyuşma şikayeti mevcutsa ve alta bunu açıklayabilecek yandaş hastalık diyabet (şeker hastalığı) ya da tiroid hormonu bozuklukları varsa yapılacak olan EMG (elektromiyelografi) ile hastanın polinöropati açısından değerlendirilmesi amacıyla nöroloji hekiminin görüşünün alınması gereklidir.

Lomber Mikrodiskektomi

Hastanın şikayetlerinin nedeni lomber disk hernisi ise koruyucu tedavi adı verilen cerrahi olmayan yöntemlerle hastanın şikayeti geçmiyorsa hastaya cerrahi tedavinin artıları ve eksileri anlatılarak cerrahi önerilebilir.

Vertebroplasti ya da Kifoplasti

Hastanın bel ağrısının nedeni geçirilmiş bir travma ise altta bir kırık olabileceği düşünülerek ileri tetkik ve incelemeler yapıldıktan sonra hastanın durumu göz önüne alınarak vertebroplasti ya da kifoplasti önerilebilir.

Lomber Stabilizasyon (Vida yerleştirilmesi)

Hastanın hikayesinde travma varsa ileri tetkik ve araştırma ile tespit edilen belde kayma veya kırık mevcutsa gerekli durumlarda omurgayı sağlamlaştırmak amacıyla uygun omurlara vida yerleştirmek gerekebilir.

Antibiotik Kullanmılması

Altta yatan nedenin enfeksiyon olduğu düşünülüyorsa enfeksiyon dokusundan alınacak örneklerle enfeksiyona neden olan etken tespit edilmeye çalışılır. Enfeksiyon hastalıklarının önerisi ile önce damardan sonra ağız yoluyla antibiyotik kullanımı ile enfeksiyon kontrol altına alınmaya çalışılır. Kan değerleri ve görüntüleme yöntemleri normale döndükten sonra hasta tekrar değerlendirilerek tedavisi planlanır.

Biopsi, Cerrahi, Radyoterapi, Kemoterapi

Hastanın şikayetlerinin nedeninin omurga ya da omurilik tümörü olduğu düşünülüyorsa hastadan mutlaka biyopsi yapılması gereklidir. Omurga veya omuriliğin kendisinden kaynaklanan tümör ise iyi huylu tümörleri takip etmek gerekirken kötü huylu tümörlerde vücudun başka bir yerine atlayıp atlamadığı kontrol edilmelidir.

Biopsi sonucu vücudun başka bir yerinden omurgaya sıçrama ise kaynak organı ve vücudun başka bir yerine atlayıp atlamadığını kontrol etmek amacıyla ileri araştırma yapmak gerekir. Hastanın yaşam beklentisi, primer organ ve sıçradığı organlar göre medikal onkoloji uzmanı ve radyasyon onkoloğu ile görüşülüp radyoterapi ve /veya kemoterapi alınması gerekebilir. Bu aşamada hastanın durumuna göre cerrahi gerekli olup olmadığı belirlendikten sonra cerrahinin tipine karar verilir.

Bölüm Doktorları