Memorial Bahçelievler Hastanesi - Obezite Tanı ve Tedavi Merkezi

Bölüm Hakkında

Obezite, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından 21’inci yüzyılın en önemli sağlık sorunu olarak ifade edilmiştir. Günümüzde, sigara tüketiminin ardından önlenebilir yaşam kayıplarının en önemli ikinci nedeni olan obezite ile mücadele, toplumun bilinçlenmesi ve sağlıklı bir yaşam sürmesi adına büyük önem taşımaktadır. Toplumda bu konuda farkındalık yaratmak için birçok kampanya düzenlenmekte, insanlara obezitenin nedenleri, risk faktörleri ve sonuçları anlatılmaya çalışılmaktadır. Ancak kilolu ve obez kişi sayısı günden güne artmaktadır. Türkiye’de kadın nüfusunun yüzde 43’ü, erkeklerin de yüzde 27’si fazla kilolu ya da obezite sınırındadır.

Kompleks ve multifaktöriyel bir hastalık olarak kabul edilen obezite, günümüzde önlenebilir ölümlerin, sigaradan sonra gelen ikinci en önemli nedenidir. İnsan ömrü, vücut kitle indeksine (VKİ) göre ortalama 7 yıl kısaltmakla birlikte VKİ 30-35 arasında olan kişiler ortalama 3 yıl, 40-45 arasındaki kişiler ise 8-10 yıl daha az yaşamaktadır. Obezite başta diyabet olmak üzere hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları, özellikle karaciğer, kalın bağırsak, pankreas, meme, yemek borusu, böbrek ve rahim kanserleri, inme, tıkayıcı uyku apne sendromu, karaciğer yağlanması, safra kesesi taşı, kısırlık, astım ve depresyon gibi ciddi sağlık sorunlarının da en önemli nedenlerinden biri kabul edilmektedir.  

Türkiye’de de dünyada olduğu gibi yaşam tarzının hızla değişmesi sonucu, obezite artık halk sağlığını tehdit eden ve sıklığı giderek artan boyutta bir hastalık haline gelmiştir. Birleşmiş Milletler raporuna göre Türkiye obezitede Avrupa şampiyonudur ve dünyada da ABD ve Suudi Arabistan’dan sonra üçüncü sırada yer almaktadır. Her üç kişinin obezite ile mücadele ettiği Türkiye’de son 12 yılda obezite ortalama %70 oranında artmıştır ve 20 milyon obezite hastası bulunmaktadır. Obezite, tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır ve hangi nedenle olursa olsun obeziteye aday ya da bu sorunla karşı karşıya olan kişilerin tedavisi, hastalığı çok yönlü ele alan ve farklı branşları aynı çatı altında birleştiren bir anlayışla gerçekleştirilmelidir.

Tek çatı altına bütüncül tedavi uygulamaları…

Bu yaklaşımla oluşturulan Memorial Bahçelievler Hastanesi Obezite Tanı ve Tedavi Merkezi, obezitenin tanı ve tedavisini; hastaya özel yaklaşım, multidisipliner anlayışla oluşturulmuş konsey kararı ve yaşam boyu sağlık kontrolü felsefesi ile gerçekleştirmektedir. Merkezde oluşturulan konseyde hastalar; iç hastalıkları uzmanı, endokrinoloji uzmanı, kardiyoloji uzmanı, psikolog, beslenme ve diyet uzmanı, bariatrik cerrah ile obezite-diyabet hemşiresi tarafından ayrıntılı olarak değerlendirilerek takibe alınmaktadır. Aşırı kiloya zemin oluşturabilecek bir metabolik hastalığın varlığından, yeme bozukluklarına yol açabilecek psikolojik sorunlara ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarına kadar her detayın sorgulandığı merkezde, spor ya da diyet ile kilo veremeyecek hastalar için de kalıcı kilo kontrolü sağlayacak mide balonu ve mide küçültme ameliyatları da uygulanmaktadır. Obezite tedavisinde kullanılan; yaşam tarzı değişikliği (diyet, egzersiz vs.), ilaç tedavisi ve cerrahi seçenekler, hasta özelinde değerlendirilmektedir.  

Diyabetli olan ve olmayan hastalara özel tedaviler

Memorial Bahçelievler Hastanesi Obezite Merkezi’nde, obez hastalar, diyabetli olanlar ve olmayanlar şeklinde iki ayrılarak tedavi programına alınmaktadır. Diyabetli hastalarda en büyük sorun obezitedir ve Tip 2 diyabetlilerin yüzde 90’ı ya fazla kilolu ya da obezdir. Bu kişiler kilo verdiğinde, diyabeti de kontrol altına alınmaktadır.  Obezite, diyabetin yanı sıra farklı birçok hastalığa da yol açabilen önemli bir sağlık sorunudur. İnsülin direnci, hipertansiyon, uyku apne sendromu, kalp yetersizliği, inme, alzheimer, pankreas, kolon, meme ve mesane kanserleri, safra kesesi hastalıkları ve mide reflüsü, obeziteye bağlı olarak ortaya çıkan rahatsızlıklar arasında en önemlileri olarak öne çıkmaktadır. Bu nedenle Obezite Merkezi’ne başvuran hastaların öncelikle obeziteye yol açan sorunları tespit edilmektedir. Yapılan kan testleriyle; hastanın diyabet, hipertansiyon ve uyku apne sendromu gibi hastalıkları olup olmadığı saptanabilmektedir.

Kişiye özel beslenme programları

Günümüzde, obezite tedavisi denildiğinde, akla ilk gelen yöntem cerrahi olsa da tedavinin ilk basamağını diyet, egzersiz ve beraberinde uygulanan ilaç tedavileri oluşturmaktadır. Kilo problemi olan ancak VKİ 30’un altındaki kişilerde, diyet ve psikolojik desteğin bir arada yürütüldüğü tedavilerden başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Bu durumda da kişinin beslenme alışkanlıkları ve beğenileri üzerine bir diyet programı oluşturulmaktadır. Diyetle birlikte yürütülen ilaç tedavilerinde, dozla ilgili doktorların verdiği kararın ardından kişinin beslenme programı da değişmektedir. Çünkü iştahı kesen ilaç, psikolojik olarak kişinin yeme isteğini de engeller. Besin alımı azaldığında ise toplam protein tüketimi öne çıkar. Boyu ve kilosuna göre öncelikle ihtiyaç duyduğu kalori ihtiyacı belirlenen kişinin bu eksiği, proteinle tamamlanma yoluna gidilir. Protein yüksek oranda hayvansal gıdalardan sağlansa da vegan veya vejetaryen kişilerde bitkisel kaynaklar gündeme gelmektedir.

Obezitenin ruh sağlığına olumsuz etkisi

Obezite, sanıldığı gibi sadece beden sağlığını değil, insan ruh sağlığını da olumsuz etkileyen bir sorundur. Aşırı kilolu kişilerde, normal vücut ağırlığına sahip olanlara göre daha düşük bir benlik değeri görülmektedir. Yani beden imajındaki algılamanın bozulması, kişideki benlik değerini düşürür. Bu da depresyon sorununu beraberinde getirir. Söz konusu tabloya; kaygı, cinsel işlev, uyku ve kişilik bozuklukları gibi ruhsal rahatsızlıklar da eklenebilir. Dikkat çeken araştırmalar, VKİ (Vücut Kitle İndeksi) yükseldikçe, benlik değerinin o denli düştüğünü göstermektedir.

Hem bedeni hem de ruhu iyileştiren doğru tedavi

Yaşadığı obezite sorunuyla merkeze başvuran hastalar, eğer cerrahiye aday ise psikiyatrik değerlendirmeden geçirilmektedir. Bu noktada psikiyatri uzmanı devreye girmekte ve yapılan değerlendirme sonucunda da hastanın büyük bir psikiyatrik sorunu olup olmadığı, ameliyat sonrası döneme uyum sağlama durumunu incelenmektedir. Yapılan araştırmalar, obezitenin kendi psikopatalojisinin yanında diğer psikiyatrik rahatsızlıklarla birlikte sık görüldüğünü de göstermektedir. Bu nedenle, hastanın tedavisinde obeziteden kaynaklanan psikolojik rahatsızlığın ortadan kaldırılması önem kazanır. Obeziteyi tetikleyen ve kişinin yemek yeme davranışında bulunmasına neden olan psikolojik sıkıntıların tedavi edilmesiyle de kişinin kilolarından kalıcı olarak kurtulabileceğini gösteren araştırmalar bulunmaktadır.

Haftalık terapiler

Obezite hastalarının psikiyatrik tedavisinde, diyet, egzersiz ile birlikte bireysel ve/veya grup terapileri uygulanmaktadır. Bilişsel davranışçı terapi, obezite üzerine terapi yöntemlerinden biridir ve hastanın çevresel uyarıyla açlık duyumlarını hatalı yorumladığı, bunun rahatsızlık duygularına ve ardından da yeme davranışına yol açtığını varsaymaktadır. Bilişsel yeniden yapılandırma yöntemiyle; diyetle ilgili işlevsel olmayan düşünceler, olumsuz duygular, motivasyon bozuklukları ve mantık hataları tanımlanır. Bu sayede; kişiye sağlıklı ve akılcı düşünme, daha iyi hissetme ile içinde bulunduğu sorunla daha sağlıklı başa çıkma davranışı kazandırılması amaçlanır. Kişinin düşünsel yani bilişsel yapısına, işlevsel olmayan çarpık düşüncelerin yerine, bunlara alternatif olacak daha işlevsel düşünceler koyarak, yanlış giden yeme ya da yememe davranışı düzeltilmektedir. Örneğin; kişi basamaklı kilo verebilirken, belli bir kiloda takılabilir. Sonuçta da diyeti bozarak, yemeyi hızlandırdığından verdiğinden daha fazlasını alır. Bununla birlikte hedefleri çok yüksek tutmamak da gerekir. Altı aylık süreçte var olan kilonun yüzde 5-10’unu kaybetmek hedeflenmektedir. Kişi; diyet, egzersiz veya terapiye başladığında 80 kg ise bu sürede en fazla 4-6 kg vermesi gerekir. Ardından yine hedefleri kademeli bir şekilde aşağıya çekmek gerekir. İlk görüşmenin ardından seanslar iki aylık süreçte, ortalama yedi-sekiz kez yapılmaktadır. Bireysel terapiler her hafta 60 dakika, grup terapisi ise ortalama 90 dakika sürebilir. Sekiz seansın ardından bir, iki, üç ve altıncı ay ile bir yıl sonra olmak üzere belli periyotlarda terapist görüşmesi yapılır. Yapılan izlemlerden bu terapilerin olumlu sonuçlar verdiği ortaya çıkmaktadır.

Yeme bozukluğunda etkili olan geçmiş travmalar

Obezite tedavisi görecek kişiler psikiyatrik incelemenin yanı sıra psikolojik değerlendirmeden de geçirilmektedir. Bu noktada devreye giren psikoloji uzmanı, özellikle cerrahiye aday hastaları birtakım testlere ve ölçek değerlendirmeye tabi tutar. Böylece, ameliyatın sonrasında yaşanabilecek durumlarla ilgili cerrahi ekibe ön bildirimde bulunulmuş olur. Yapılan değerlendirme sonucunda, cerrahi operasyon sırasında ve sonrasında ruhsal olarak neler yaşayacağına dair hastaya da detaylı bilgi verilir. Bu sırada, hastanın süreç konusunda herhangi bir endişeye kapılmaması için tüm ekibin onun yanında olacağı masajını da alması sağlanmaktadır. Çünkü o güne kadar belli bir kilonun üstünde olan, sosyal izolasyon yaşayan, beden imajıyla ilgili olumsuz geribildirim alan ve çeşitli sıfatlar yakıştırılan bu kişiler, kendini güvende hissetmeye ihtiyaç duymaktadır.

Kişinin dış dünyayla barıştırılması

Aşırı kilo birçok kez de sistemik bir rahatsızlıktan değil, psikolojik yeme bozukluğu olarak adlandırılan psikolojik rahatsızlık nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Bazı travmatik yaşam deneyimleri olan bir kişilerin, bedenini dış dünyaya kapatmak için vücut şeklini değiştirmeye çalıştığı bilinmektedir. Bu tür bir nedenle kompulsif yeme davranışı gelişen kişilerde, denetimi yitirme duygusu da ortaya çıkabilir. Yemek yemediğinde kendini mutsuz hissetmek gibi durumlar ortaya çıkabilir. Eğer kişinin psikolojik sorunları çözülmezse ilaç ya da cerrahi gibi tedavilerden yarar görmez. Bu nedenle merkeze başvuran kişilerin, medyanın dayattığı beden ölçülerine ulaşması değil, sağlıklı bir vücuda sahip olması amaçlanmaktadır. Bunun için de kişinin yaşam kalitesini arttırmaya çalışarak, kendisi için iyi bir şeyler yapmasına yardımcı olunmakta, onun dünyayla yeniden barışması sağlanmaktadır.

OBEZİTE CERRAHİSİ

https://www.memorial.com.tr/bolumler/obezite-cerrahi-merkezi/